NİOSORDABURDASURDA

ATATÜRK Müzesi Selanik3

05.12.2015 23:59:42
post9

 

 

Gezimizin en duygusal anlarına çok az kaldı. Öncelikle Selanik Başkonsolumuz Orhan Yalman Okan'la biraraya geliyoruz. Bir yandan çaylarımızı yudumlarken bir yandan sohbet koyulaşıyor. Dışişlerinin 1974 doğumlu olmasına karşın tecrübeli ismi  Başkonosolos Okan'da İzmirli. Daha da bir hoşuma gidiyor. İzmir Atatürk Lisesi'nin ardından Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden mezun olmuş. Dakka Büyükelçiliği'nde Üçüncü Katip, Mainz Başkonsolosluğu'nda Konsolos, Seul Büyükelçiliği'nde Müsteşar olarak görev yapmış. Merkezde, Kıbrıs-Yunanistan, Siyaset Planlama, İkili Ekonomik İlişkiler, Konsolosluk ve Protokol Genel Müdür Yardımcılıklarında görevler almış. 50'den fazla ülkede bulundum ama "Ülkemizden güzeli yok" diyerek anlatıyor. Bizleri görünce seviniyor sanki. Dinamik şehrin dinamik İzmirlisi. Heyecanı sözlerine yansıyor.

Direk uçuşların başlamasını iki kentin şansı olarak yorumluyor. Osmanlı izlerini tüm damarlarında hissettiren kentin keşfedilmesi tek arzusu. Aynı zamanda da Selaniklilerin İzmir'e gideceğini ve turizmde önemli yol katadeciğimizi anlatıyor. "Birbirimize sırtımızı dönme lüksümüz yok" diyerek özetliyor aslında. Selanik Konsolosumuz Okan'ın sözlerine kulak vermeliyiz. Belediye Başkanı, Otelciler Birliği, uçak şirketi, restorantlar, oteller, acentalar kenetlenmişler tek dertleri de karşılıklı özlemlerin giderilmesi. Şimdi tek eksikleri İzmir'in de heyecanlarını paylaşmaları. Bence bu sese kulak verelim. Bu iki kızkardeşi İzmir ve Selanik'i birleştirelim. İzmir'de ortak eylem planı yapabilir. Yerel yönetimler, turizmciler, otelciler kaderimizi değiştirelim.

ATAM ben geldim

Çok özel bir günde 24 Kasımda Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün dünyaya geldiği evdeyim. Ulu Önderimizin çocukluğunu da geçirdiği ev, 1924 yılında Yunanistan Hükümeti tarafından Türkiye'ye hediye edilmiş ve 1954'den günümüze müze olarak kullanılmaktadır. 2010-2013 yılında yeniden restore edilen müzede Mustafa Kemal Atatürk bu odada doğmuştur yazısıyla karşılaşınca duygulanmamız imkansız.

Şehre tepeden bakmak üzere istikamet Selanik Kalesi. Orjinal adı Ano poli olan bu eski yerleşim bölgesini arşınlamadan tabiki Kaleyi geziyoruz. Sahile doğru ilerlerken Aya Dimitrios Kilisesi'de görülmeye değer. Diğerleri ne yaptı bilemiyorum ama ben bu saatten sonra kendimi sokaklara vurdum. Kordonboyunun sonundaki Beyaz Kule beni bekliyor. Kordonboyu Beyaz Kule'ye doğru sağımda deniz, solumda kafeler. Bisikletçiler, spor yapanlar. Jamaikalı satıcıları da unutmayalım. Sanki Pasaporttan Konak Pier'e yürür gibiyim. Bir farkla buradaki mekanlar sanat eserini andırırcasına özenli. Önce turumuzu atalım ardından mekanların tadına bakalım.

Beyaz KuleSelanikin simgesi olan bu kule Osmanlı Devleti tarafından Kanuni Sultan Süleyman döneminde yaptırıldı. Mimarının Mimar Sinan olduğuna dair bazı iddialar var ama net bilgi yok. Kule Osmanlılar tarafından Kale, Garnizon ve hapishane olarak kullanışmıştır. Bir dönem 'Kanlı kule' olarakta anılmış. 1912'de Balkan Savaşlarının sonucu olarak Selanik Yunanlıların eline geçince kule sembolik bir vaftiz uygulaması olarak beyaza boyanmıştır. İsmi buradan geliyormuş. Ancak şimdi beyaz değil zamanla eski rengine geri dönmüş.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Nefis Kordon boyunu burada sakın tamamlamayın. Çelik şemsiyelerden yapılan anıta kadar kıyı boyu devam edin. 97 yılında Avrupa Kültür Başkenti Selanik için Ünlü Yunan heykeltraş Giorgos Zogolopulos'un kıyıya yaptığı 'Umbrellas' eseri hoşunuza gidicektir.

Devamı: Mutfak değil Picasso eseri

 

Yorum Yazın