NİOSORDABURDASURDA

Büyük İskenderin İzinde SELANİK2

01.12.2015 22:07:25
post9

Medeniyetin doğduğu ülke Yunanistan'ın kültür şehri Selanik'te 33'ten fazla müze bulunuyor. 16 tanesi de UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'nde yer alıyor. Yani bu şehri keşfetmeniz öyle iki, üç günde bitecek gibi değil. Antik dönemden kalan miraslarla her saniye karşılaşmanız mümkün. Yeni Akropolis, Ulusal Arkeoloji, Olimpia bunlardan bazıları. Bizim rotamız yeni bir lokasyona oluyor.Selanik'e 100 kilometre uzaklıkta Veria bölgesinde Aigai Kraliyet Mezarları Müzesi'nde gidiyoruz.

 

 

Yolboyunca rehberimiz İstanbullu Stefanos Hadjimanolis (Kendisi de hiç yanımızdan ayrılmayanlardan). Sanki masal dinliyoruz ama kahramanları biziz. Bir saat sonra yerin altına kurulan bir müzenin girişinde bulduk kendimizi. Heryer zifiri karanlık. Yalnıcza, buluntular aydınlatılmış, üç boyutlu bir film gibi. Burası neden önemli? Çünkü Büyük İskender'in babası ikinci Philip'in mezarı da burada. Mezarların ve buluntuların korunduğu benzersiz bir yer. Altın çelenkler, fildişi heykelcikler ve nadir fresklerin bulunduğu Makedon uygarlığının hazineleri tam da karşımızda duruyor. Büyülendim. Evet evet sözlerin yetmediği yerdeyiz.

Daha sonra 'Moni Prodromou Manastırı'na doğru yola çıkıyoruz. Virajlı yolları aşıp bir tepeye ulaşıyoruz. Önümüze keçiler çıksa da durmak yok yola devam.  Yaklaşık 2500 metre yükseklikteki 'Moni Prodromou Manastırı'na ulaştığımızda doğal güzellik hepimizi etkiliyor. Nasıl tarif etsem? Bereketli topraklar üzerine kurulmuş Manastır'ın olduğu vadi, sanki cennetten alıntı.  Çıt çıkmıyor, derin bir huzur bulutu sarıyor sizi. Dileklerimiz de sıraladıktan sonra yine yollardayız.

 

Akropolis'ten Selanik

Cıvıl cıvıl caddeler beni bekler

Bu tür gezilerin en keyifli anı. Aman tanrım serbest zaman. Hemen sokaklarda alıyorum soluğu. O kadar canlı, o kadar çekici ki. Üniversite şehri olduğu için gençlerin enerjisi sokaklara bulaşmış. Şehrin kalbinin attığı yer Aristotelous Meydanı. Ünlü düşünür Aristoteles'in heykelinin de yer aldığı cadde, mekanlarla dolu. Önemli ayrıntı bu mekanlar her daim dolu. Sabah, akşam farketmiyor. Egnatia Caddesi'nden denize uzanan alan otantik görüntüsüyle mıknatıs gibi size kendine çekiyor. Bendeki etkisi böyleydi. 250 kare fotoğraf çekmişimdir heralde.

Egnatia, Ermou, Tsimiki, Mitropoleos caddeleri bu alanda. Hamam, cami, kilise kalıntıları da görübilirsiniz, dev grafitiler de. "Nereye baksam" durumu yaşanıyor. Ancak alışveriş denilince Tsimiki bir numara. Markaların dev cornerlarından ikişer üçer görmeniz mümkün. Kızlar bu kadar güzel ve bakımlı olunca da alışveriş mağazalarının bu kadar çok olmasına şaşırmıyorsunuz. İzmir'in kızları gibi buradaki kızlarda gayet bakımlı ve efsane. Acaba, bu yüzden de mi birbirimize benziyoruz? Güzellik aynı topraklrda içimize işlemiş.

Alışveriş denilince akan sular durur, keşfe devam. Denizden uzaklaşıp yukarı doğru tırmandığımızda Egnatia; arkasında Kapani, Modiano. Canlı pazar yerleri, tavernalar, börekçiler, peynirciler turistlerin de uğrak durakları arasında. Size bir öneri, eğer Pavlou Mela'ya giderseniz, tek yapmanız gereken burayı karış karış dolaşır. Hiçbiryeri atlamayın. Ben öyle yaptım. Başım döndü. Aman tanrım bu ne hareket. Aya Sofya'dan Beyaz Kule'ye kadar olan alandan bahsediyorum. Kalabalıktan soluklanacak kafe bile bulamadım diyebilirim. Enerjisi çok güzel bu şehrin.

Laladika Bölgesi'ne Selanik'e ilk geldiğimiz gün gelmiştik. Bakın burayı da es geçmeyin. Herkes o kadar güzel ki. Açık hava defilesinde gibiyiz. Şık bayanlar, barlara yol alan gençler. Vuu-huu bu kent uyumuyor arkadaş. Yarın:Atatürk Müzesi

 

 

 

 

 

 

Yorum Yazın