NİOSORDABURDASURDA

Cunda Masalı

08.07.2015 13:31:57
post9

Nioşordaburdaşurda derken bir bakmışız Ayvalığın şirini Cunda’dayız. Biraz kalabalıklardan uzak üç gün. Yetti ama artmadı tabiki. Uzun zaman sonra gittiğimiz Alibey Adası’nda zaman  durmuş, biz pek mutluyduk. Kafa dinlemek isteyenler için tam isabet. Sadece kafa dinelemek le de kalmıyor enfes lezzetlerle şenleniyor. İllaki aksiyonda olsun derseniz kite surf ya da yelkenli yapabiliyorsunuz. Plan program yoktu sadece kalacağımız yeri seçmiştik ondan da çok emin değildik. 3 gün kaldığımız Ada’dan ağzı kulaklarında ayrılırken gezelim görelim duraklarını sizlerle paylaşmak istedim.

 

 

Tarihini geçmişine hiç girmeden konuya balıklama dalarsak Ada’ya ayak basar basmaz tanıştığımız kişi Muhtarın kızı Gülçen olunca hiç yabancılık çekmedik. Süper bir rehber oldu bize sağolsun. Hemen çarşıda aksesuar satan dükkanı var duvarda da kocaman ismi yazıyor. Benim incik boncuk tutkum olmasa nerdeee. Neyse onunda yardımıyla tüm tüyoları açıklıyorum. Birde giderseniz cam boncuklu bilekliklerinden iki üç tane alın ben pintilik edip bir tane aldım çok pişmanım şuan. Alaçatı’da 70 lira verip aldığım bileklikler onda 40 lira. Üstelik çok güzel. Gülşen çok pişmanın keşke seni dinleseydim.

 

Taksiyarhis

 

 

 

Taksiyarhis Kilisesi

Otelimize gittik eşyalarımızı attık ve en son harabe haliyle beni uğurlayan Taksiyarhis Kilisesi’ne doğru yollandık. Açıkcası çok heyecanlı değildim.  Her gittiğimde içini görebilmek için derme çatma tahtaların üzerinde içine bakmaya çalışıp ‘Zamanında nasıldı acaba?’ diye iç geçirdiğim yer burası olamazdı. Koç Ailesi tarafından restore edilen Kiliseye 4 lira verip girebiliyorsunuz. Pazartesileri kapalı hangi gün isterseniz 10.00-19.00 arası açık.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Aman tanrım… ilk tepkim böyledi. Resmen sihirli bir deymiş ve ‘beni baştan yarat’  Taksiyarhis yeniden doğmuştu. Muhteşem, çok sevinçliyim. Fotoğraflar ihtişamı anlatamıyor, mutlaka gidip gezmelisiniz.  19 ve 20.yüzyıla ait otomobil, saatler, kameralar, tıp malzemeleri, eczane şişeleri, denizcilik malzemeleri daha neler neler. Bakmalara doyamadım. 1223 eser yer alıyor, emek harcayanlara içimden teşekkür edip bol bol foto çekmeyi de unutmadık tabikii. Zaman zaman çekim işlerimi abartsam da Şafak’da büyülenmiş olmalı ki sesini çıkarmıyor.

 

Arnavut kaldırımlı sokaklarda ilerlemeye devam ediyoruz. İstihkamet zirve. Adanın heryerinden dalgalandıkça şahlanan dev bayrak vey el değirmeni. Bence en güzel yeri de diyebiliriz. Çıkınca hiç pişman değilsiniz, nasıl olasınız ki? deli manzarayı görünce. Rahmi Koç Müzesi'ne bağlı Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı’da restore edilip müze, kitaplık ve cafe’siyle bizlere armağan. Yollarda gezinirken saati kaçırdığımız için müzeye giremedik ama Cunda tablosunun önünde bir kahve de içilmez mi?

 

Nerede kalınır?

Mola Cunda: Bizim tesadüfen seçtiğimiz otel. Cunda’nın yeni gözdesi diyebiliriz. Orçun ve Çiğdem Özsüt’ün oteli. Orçun’da İzmirli çıkmaz mı, on numara beş yıldız. Hem kendileri, hem de otelleri. Bi kere samimiler, sabahları kuş sesleriyle uyandığınız yetmezmiş gibi serpme kahvaltınız hemen hazırlanıyor. Çalışanlar nasıl güzel insanlar gözünüzün içine bakıyorlar size mutlu edebilmek için. Özsüt Ailesi, İstanbul’da kurumsal hayatlarını terkedip Cunda’ya yerleşmişler. Müşteri değil de misafirleri gibi ağarladılar bizi. Yaz kış açıklar. 30 odaları var. Öyle sıradan odalar da değil bütün aksesuarlar zevk ürünü. Kendileri de işi bildikleri için özellikle şirketlerin nefes alma durağı olmaya adaylar.

 

İsterseniz yelkenli, isterseniz de bisiklet turu ayarlıyorlar. Ama öyle tatlı su turları değil. Cunda Adası’nın bisiklet haritasını bile çıkartmışlar. İster adanın içini bisikletle gezin, ister milli parka gidip toprak yolda spor yapın, ister balıkçıya bisikletle gidip gezin. Toprak yol, asfalt yol, kültür turu nerede ne var? Tak haritada gözünüzün önünde. Herşey tam da sizin rahat etmenize yönelik düşünülmüş. Yeride hemen merkezde arabanızı otelin önüne bırakınca anca giderken alıyorsunuz. Onların hikayesini de uzun uzun ayrıca  yazacağım.

T:0266 327 27 01/ info@molacunda.com http://molacunda.com

Ortunç Otel: Duymayan yoktur heralde Cunda’nın en popüleri de diyebiliriz. Kendilerini ‘Dinlence efsanesi’ olarak tanımlıyorlar. Plajı da olan oteli bir dahaki turumuza sakladık. Yine Taksiyarhis Kilisesi'nin hemen yanındaki Nisi Otel’de kalabilirsiniz. Merkezdeki pansiyonlar biraz daha hesaplı, plajlı olanlar da fiyat hemen ikiye katlanıyor. Oda kahvaltı 200 tl’den başlıyor.  Aslında Cunda’da hangi butik otelde ya da pansiyonda kalırsanız mutlu olucaksınız. Adanın en güzel özelliği gerçekten misafirperver insanları. http://www.yeniasir.com.tr/sarmasik/2015/07/12/egenin-yeni-modasi-alibeyin-cundasi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Esas en güzel bölümü ikinci kısma sakladım. Balıklar, mezeler, girit yemekleri, mekanlar, Taş kahveye gidilmez mi hiç, hemde muhtar Muharrem Başkurt’la. Hem içtik hem de sohbet ettik. Buzlu bademciler, meşhur lokma. Ve gizli lezzet durakları mandıracılar. Arkadaş bir lor peyniri  o kadar mı güzel olur? Neyse ki kargo hizmetleri var. Hepsini açıklıyorum Cunda 2 'Tadı Damağı'mda..

 

 

 

 

Yorum Yazın