RÖPORTAJ

İşi sanatçı keşfetmek

28.09.2018 12:29:33
post9
 

Sanatın kuluçka merkezi

Türkiye'de yatırım yapmak isteyenlenlere mentörlük yapan Dr. Cem Bülent Ünal, iki yıl önce Türkiye'nin ilk "Sanatçı Kuluçka Merkezi" olarak kabul gören Mcart.ist'i kurdu. Dr. Ünal, hem yeni sanatçıları keşfediyor hem de onlarla sanat yatırımcılarını buluşturuyor. Dr. Ünal ile Mcart.ist'in keşfedilen 7 sanatçısı ile Bayyurt Şirketler Topluluğu bünyesindeki Decozone Sanat Galerisi'nde açtıkları "Cliche" isimli sergide buluştuk. 

 

Sanatçı kuluçka merkezi nedir, ne iş yapar?

Üniversitelerdeki tekno kuluçka merkezleri gibi düşünün. Hedef aynı, amaç da aynı.  Keşfettiğimiz gelecek vaat eden sanatçıları, birlikte çalıştığımız galerilerle bir araya getiriyoruz. Onları sanat yatırımcılarıyla buluşturmak, onların daha nitelikli sanat eserleri üretmesine yol açmak istiyoruz. Bunun için iki yıl önce Türkiye'nin ilk sanatçı kuluçka merkezi olma hevesiyle yola çıktık.

 

Türkiye'de ilk dediniz, dünya da nasıl durum?

Dünyada bir çok var. Zaten asıl konu da bu. Dünya; sanatçılarını keşfedip, yıldızlarını parlatırken biz oturamayız. Ağustos ayında, Endonezya'nın başkenti Jakarta'da düzenlenen sanat festivaline davet edilmiştim.  Bir sürü ülkeden farklı kültürlerden sanatçılar geldi ama hiç Türk yoktu. Yani Venezuella'dan ya da Kenya'dan bile gelen galeriler, bu festivallerde sanatçılarını 

tanıtıyor, bağlantılar kuruyor. Bizden ne bir galeri ne bir sanatçı yoktu. 

Sanatı bir iş olarak mı görmek gerekiyor?

Sanat,  ekonomisi olan bir alan. Ne kadar büyütürsek o kadar çok sanata katkı vermiş oluruz.

Sanatçılar var ama keşfedilmeli. Onları gün ışığına çıkarabilirsek, ne kadar başka pazarlara sunabilirsek o kadar hem sanata hem sanatçıya katma değer sağlamış oluruz. 

 

Bunu yapmazsak ne olur? 

Bu adımlar atılmazsa kendi kar eden, kısır döngü içinde kalan bir sanat var olur. Sanat evrensel bir olgu ama diğer taraftan da yaratıcı bir ortam ister. Sanat, insanın düşünsel dünyasını yeniden keşfetmesine, farklı düşüncelere, farklı yaşam biçimlerine, toplumsal gelişime katkıda bulunan bir şeydir. Sanat ne kadar gelişmez ve kısır döngüde kalırsa o toplumun kimliği de o kadar aşağıya çekilir. Aynı kısır döngüde aynı sanatçılar, aynı koleksiyoncular, aynı yatırımcılarla birbirini takdir eden ve yeni bir akım getirmeyen dünyamız olur.

 

Sizin bu açıdan hedefiniz nedir?

Aslında biz şunun için kurulduk. Dedik ki  Macart.İst'ten yepyeni bir akım doğmalı. Yani empresyonizm, sürrealizm gibi. Bu genç çocuklar kendilerine has, yepyeni bir farklılaştırma yapıyor ve bu yansımalı topluma. Kısır döngüden çıkılmalı, eğer yapılmazsa toplum gerileyecek. Bu oldukça da sanatçılarımızın sayısı, eserleri ve tanınırlıkları artacak.  

Hedefin ne kadarı tuttu?

Biz henüz kuluçka merkezini kurmadan, fikir aşamasındayken sanatçılarımızı keşfe çıkmıştık. Aradan iki yıl geçti. Bu süreçte eserlerinin çoğunu yurtdışına sergilerle tanıtmaya çalıştık. Çok iyi geri dönüşler alıyoruz. Örneğin Serhat Alpaslan henüz üniversite son sınıf öğrencisi ve Honkonglu 2 galerici Serhat'ın eserlerini beğendi. Yolumuz uzun ama hiç de karanlık değil. Sanatçı bir şekilde bir yere gelmesi için keşfedilmesi gerekiyor. Bunu kurumlarla da yürütmemiz gerekiyor. Bayyurt bu konuda bizden desteğini hiç esirgemedi. Sanata ve sanatçıya bakış açıları için teşekkür ediyoruz.

 

 
 
 
 

Yorum Yazın