RÖPORTAJ

İzmir’in ilk gelin koçu Merve Çevik

12.05.2015 21:05:57
post9

Fotoğraftaki herkes çoktan gelin olup gitti. Bir tanesi hariç. Nedimemiz Merve Çevik. İşte bu tatlı, canlı, bıcırık Merve gelinliklerine doyamayan gelinleri biraraya getirince işte bu muhteşem kareler çıktı ortaya. Merve Çevik’le tanışmamız çok yeni. Üniversitede ekonomi ve enerji kaynakları yönetimini bitirdikten sonra Boğaziçi ve İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde master yapmaya başladı, hala da devam ediyor. Bu arada bizim Merve’yi afakanlar basınca da bu aralar pek popüler bloggerlık meselesine balıklama daldı. O da ne… Merve’nin www.supersonik.net blogu 4 ayda 20 bin takipçiye ulaştı. Hedefi de mutlu gelinler. İzmir’in ilk gelin koçuyla tanışın istedim. Cıvıl cıvıl kabına sığamayan, heyecan tavanlı bu genç kadın neler mi yapıyor? İşte yanıtı...

Kararsız gelinlerin yardımına koşan, davetiyesinden pastasına, ayakkabısından hediyeliklerine kadar her şeyin aynı uyumda olmasına yardımcı olan Merve Çevik, açtığı "süpersonik" isimli blog da takipçi akınına uğradı. Yalnızca yeni gelinlerin değil, gelinliğini doyamayıp bir kez daha giymek isteyenlerin de başvurduğu isim olan Merve Çevik, mutlu bir gelin olmanın yolunu Nihan  Yarkent'e anlattı.

Gelinlere merak nerede çıktı?

Üniversitede ekonomi ve enerji kaynakları yönetimi okudum. Güneş enerjisini elektriğe değil pozitif enerjiye çevirebilen renkli bir karakterim var. Halen İzmir Ekonomi ile Boğaziçi Üniversitesi'nde yüksek lisans Öğrencisiyim. Supersonik diye blog açtım ve orada yazmaya başladım. Blog birden düğün hazırlıklarına yöneldi çünkü en yakın arkadaşlarım evleniyordu.

Arkadaşların nedimesi mi oldun?

Evet, onların bu süreçlerinde daima yanlarındaydım. Sonra öğrendiklerimizi ve fikirlerimi başkalarıyla paylaşırsam ne olur diye düşündüm ve ilk düğün hazırlıkları yazımı bir "Gelin Çiçeği" temasını işleyip yazdım. Mükemmel tıklandı, fark ettim ki gelin adayları ilgilenecek.

Düğün koçu olarak ne yapıyorsun?

Neler yok ki. Bu bir mutluluk işi. Stresin, heyecanın, aşkın, hüznün içinde bin türlü duygunun yaşandığı bir serenomiyi yönetmek, olası krizleri henüz çıkmadan çözmek benim görevim. Kararsız gelinlerin yardımına koşuyorum, davetiyesinden pastasına, ayakkabısından hediyeliklerine kadar her şeyin aynı uyumda olmasına yardımcı oluyorum.

Başarının sırı ne?

İşimi yaparken panik duygusu yaşamıyorum, soğuk kanlıyım, hiçbir detay gözümden kaçmıyor, gelinler ise kararsızlığı bir kenara bırakıp, bu sürecin tadını çıkartıyor.

Gelinliğine doyamayanların buluşmaları, bu yeni bir tren mi?

Aslında bu, sevgili tasarımcı Yeliz Cengiz İyiuyarlar'ın gelinliklerinin yüzünden oldu. O kadar güzel gelinlikler yaptı ki onları giyenler, bir süre sonra o mutluluğu bir daha yaşamak istedi. Bu fikri bana söylediklerinde de "neden olmasın" diyerek o gelinlikleri bir kez daha sandıktan çıkarmaya başladık.

Gelinliğini ikinci kez giymenin mutluluğu?

Evet gelinliğini giymeye doyamayan gelinler farklı farklı taleplerle geliyor. Biz de onları bir araya getiriyor ve harika bir gün geçiriyoruz. Makyözümüz, kuaförümüz, fotoğraflarımız hep düğündeki gibi gerçekleşiyor. Ama burada en büyük fark, gelinler stres altında olmuyor. Gönüllerince fotoğraf çekiliyor, dans ediyor, gülüyor. O günü bir kez daha yaşıyorlar.

Son etkinliğimizde Yeliz Cengiz İyiuyarlar, Ayşegül Güngör, Emine Karaman, Yasemin Selçuk, Gözde Merve Ağırbaş, Serpil Süsoy, Tuğba Güneş, Besim Dede, Selda Barlas gelinliklerini giydi. Aramızda 20 yıl önce evlenen arkadaşımız dahi vardı. Böylece 9 gelinin nedimesi olarak tarihe geçtim.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum Yazın