NİOSORDABURDASURDA

Kosova denilince BYREK

25.10.2015 23:23:47
post9

Kosova'yı keşfetmek demek, lezzetleri de tatmak demek. Yazımın son bölümü bence en lezzetlisi işte muhteşem tatlar.

Yemekler on numara beş yıldız Kosova’da. Avrupa’da Türk damak tadına en uygun ve en lezzetlileri desek abartmayız. Bunda tabiiki bize her sabah sıcak börek servisi yapan sevgili İzmir Emlakçılar Odası Başkanı Mesut Güleroğlu’nun katkısı çok büyük. Sağolsun Güleroğlu Kosova çıkartmamızda yanımızda hiç ayrılmadığı gibi, yöresel lezzetleri de hiç atlamadı. Bi kere börek değil burek ya da byrek. Gerçekten güzel, anlatılmaz yaşanır diyebiliriz. Kilosu da 4 euro. Hatta son gün öyle gözüm döndü ki, bavula koyup götürmeyi bile düşünmedim değil. 

Tabikii köfte

Prizren’ e gelmişken meşhur köftelerinden yemeden olmaz. Bizim tercihimiz Te Syla Restorant’dan yana oluyor. Ama Bezistan’da çok meşhur. Şadırvan’a çok yakın 2 katlı bir restorana geldik. Normal köfte, kaşarlı köfte yani pleskevista ortaya karışık. Salata küp doğranmış domates biber ve salatalığın üzerine peynir rendelenmiş olrak getiriliyor. Makedonya’da ki ismi Şopska salatasını da gayet başarılı. 

 

 

Machiato

Galiba Machiato’nun en iyi yapıldığı yer. İlk defa Türk kahvesi aramadım. Sütlü kahve gibi ama değil. Giderseniz mutlaka deneyin. 

 

Marashi 

 

Prizren’de sevgili Murat Saraç sayesinde tanıdığım bir de arkadaşım var artık. Orhan Lopar. Prizren Eski Belediye Başkanı. Ankara Üniversitesi mezunu. “Türkiye’de Türkçeniz çok güzel diyorlar. Bende onlara sizinde çok güzel diyorum” diyerek anlatıyor. Türk aşığı “Bizim burada bir oyun oynanmak istedi ama başarılı olamadılar. Canlarımız gitti. Türkiye bizim. Siz yok olursanız biz olamayız” diye de yolluyor mesajını. İşte bu değerli insanla Maraş bölgesine gittik. Türklerin en kalabalık yaşadığı yerdeyiz. 

 

Maraş Restorant

 

Burayı da grubumuzdan Sevgili Kudret Çiçekçi’nin ısrarlarıyla keşfettik. Buranın özelliği etler taşta pişiyor. Evet evet 300 derece ısıtılmış taşın üzerinde servis edilen etleri kendimiz pişirdik afiyetle de yedik. Mutlaka denemelisiniz. Harika. Fiyatlardan bahsedersek köftelerde etlerde Türkiye’den ucuz. Gezerken Gayet ekonomik şekilde tüm lezzetlerin de tadına bakabilirsiniz. 

 

 

Ver elini Piriştina 

 

Cennet Bahçeleri içinde ilerleyerek yol alıyoruz. Abartmıyorum heryer yemyeşil, rengarenk. Piriştina’ya doğru yol alırken ilk durağımız İstog’daki Trofta Restorant. Burası sıradan bir lokanta değil, aslında balık çiftliğine kurulmuş özel bir yer. Ama şimdiye kadar gördüğünüz balık çiftliklerini unutun burası sanki kır bahçesi. Güller, ağaçlar. Dünyada keşfedilmemiş ne çok yer diye geçiriyorum. Fotoğraf mı çeksem, anımı yakalasam. Resmen şaşkına dönüyorum. O kadar büyüleyici ki. Alabalık yani restoranın ismi trofta’nın da tadına bakıp yola devam.  

 

Meşhed-i Hüdavendigar

 

Kosova denilince Sultan 1. Murad şüphesiz. Osmanlı ve sırp orduları arasında 10 Ağustos 1389’da Kosova Ovası’nda meydana gelen savaşı Osmanlı orduları kazanmıştır. Sultan 1. Murad Hüdavendigar savaşın ardından savaş meydanındaki askerlerinin durumunu incelerken, bir sırp asilzadesi olan Miloş Obiliç’in saldırısı sonucu şehit olmuştur. Sultan 1. Murad Hüdavendigar’ın şehit edildiği bu yerde iç organları gömülmüş, oğlu Sultan Yıldırım Beyazıt’ın emriyle ilk türbe inşaa edilmiştir. Sultan’ın tahnit edilen cesedi ise Bursa’ya götürülerek Çekirge’deki türbesine gömülmüştür. İşte şimdi Piriştine Mitroviça yolunun 6. Kilometresi Mazgit Köyü’nde bulunan Sultan 1. Murad Hüdavendigar Türbesi’ndeyiz. Fatihamızı okuyup, müzeyi geziyoruz. 

 

Piriştina 

 

Avrupa’nın en genci Kosova’nın kalbi Priştina’dayız. Kesinlikle canlı, yaşayan bir şehir. En önemli meşhur caddesi Nena Tereze yani Rahibe Teresa Caddesi cafeleriyle ünlü. İstanbulluların İstiklali, İzmirin de Kıbrıs Şehitleri Caddesi gibi. Adım başı café ve restoran. Günün her saati kalabalık. Priştine aynı zamanda Kosova’da alışveriş ve eğlencenin adresi. Alışveriş merkezleri, kafeler, gece kulüpleri günün her saati canlı. 200 bin nüfuslu Kosovada nüfusun neredeyse yarısı 25 yaş altında. İşsizlik en büyük sorunları. O yüzden gelen iş heyetlerini yatırıma davet ediyorlar.

 

Türkiye’yle kıyasladığımızda herşey burada daha ucuz. Avrupa’nın en hesaplı ülkesi diyebiliriz. Balkan mutfağı harika olduğu kadar yemek sonrası eğlence hayatı da oldukça popüler. Özellikle haftasonu kulüplerde yer bulmak hiç de kolay olmuyormuş. 

 

Şehrin merkezinde bulunan bağımsızlık simgesi New Born anıtı, Kosova Ulusal Müzesi, Kosova Üniversitesi ve eski yapıların bulunduğu eski şehir kısmı görülmesi gerekenler arasında. Ulusal Müze’de arkeolojik dönemlerden itibaren pek çok eser bulunuyor. Priştine Üniversitesi’nin zengin kütüphanesi de önemli bir kültür hazinesi barındırıyor. Bütün bu yerler yürüme mesafesinde. Şehri yürüyerek kolayca keşfedebilirsiniz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum Yazın