RÖPORTAJ

Pandoranın Anahtarı onda

29.09.2016 18:22:17
post9

 

Efsaneler büyülüdür. Pandora’nın kutusunda insanlığın tek umudunun saklı olduğuna inanılır.  İzmirli Dr. Akın Sevinç işte umudun olduğu sandıktaki anahtarı elinde tutuyor. Ancak bir farkla bu efsanede büyü yok. Tamamen gerçek. Kendisini ilkokul yıllarından tanırım.  Farklı biriydi, bilinmeye karşı merakı vardı. O bir sorun değil çözüm adamıydı. Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü’nü bitirdi. Ardında Bilkent Üniversitesi ve Illinois Üniversites’nde İnsan Moleküler Biyoloji ve Genetiği alanında Master ve Doktora çalışmalarını tamamladı. Amerika’da İşletme Masteri da yaptı.  Ülkesine döndü. İzmir Genetik Merkezi’nde Genetik Direktörü olarak çalışıyor. İşte şimdi gelelim esas konuya. Dr. Sevinç ne mi yapıyor. Geleceğimizi belirliyor. Örneğin çocuğunuzun hangi alana yeteneği olduğunu merak mı ediyorsunuz? Dr. Sevinç, Pandora’nın anahtarını çeviriyor ve size gelecekte çocuğunuzun hangi alanda yetenekli olduğunu söylüyor. Üstelik bunu bilimin ışığında yapıyor. Diyet ve spor mu derdiniz? Bunu genlerinize soruyor ve hangi diyetin sizin için faydalı hangi sporda başarılı olacağınızı şıp diye söylüyor.  Anne adayısınız bebeğinizin sağlığını merak ediyorsunuz, başvurun İzmir Genetik Merkezi’ne, yurtdışında binlerce liralara mal olan testleri yaptırın. Dr. Sevinç ile genlerin şifresini konuştuk.

 

Genetik testler nedir? 

Öncelikle şunu söylemek lazım.  Genler, varlığımızın yönetici molekülleridir.  Genlerimizde kodlanan bilginin anlaşılmasıyla da sağlığımızla ilgili çok daha bilinçli kararlar vermemiz mümkün.  Testler ise sağlık raporudur. Bu raporlar da insanların genetik yapılarına uygun bir hayat sürmelerine, yaşantılarında gerekli düzenlemeleri yapmalarına olanak sağlar.

Hangi hastalıklara yakalanacağımız genlerimizde mi kodlanıyor?

Sorunun kısa yanıtı evet. Uzun yanıtı ise bu bir kuram ve buna göre genetik materyalimizi oluşturan gene dizileri, proteinleri kodlar ve biyolojik varlığımızı yöneten proteinlerin özelliklerini anlamak da biyolojik özelliğimiz hakkında önemli bilgiler elde etmemizi sağlar. Bu bilgiler de hastalık yatkınlıklarını ortaya koyar.  Bunları bilmek de genetik yapımıza uygun bir yaşamı sunar.

Genetik testler zor mu?

İşin en iyi tarafı bu. Her ne kadar bazı testler için farklılık olsa da genelde bu testler için alımı çok kolay bir kan ya da yanak içi sürüntü yeterli.

Anne adayları bebeklerinin sağlığını merak ediyor. Onlar için bir çalışma var mı?

Evet, İzmir Genetik Merkezi’nde Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilen bir testimiz var.  Serenity adını verdiğimiz testle bir yeniliğe imza attık.  Artık anne adayları bebeği ve anneyi önemli bir riskle karşı karşıya bırakan amniyosenteze mahkum değil. Serenity ile koldan aldığımız 1 tüp kan ile bebeğin kromozomal yapısı öğreniliyor.  Yani bebeğiniz henüz anne karnındayken kromozomlarında bozukluk olup olmadığını saptıyoruz.

Yetenek testi nedir?

Çocuğunuzun yanak içinden alınacak basit bir sürüntü örneği ile yapıyoruz. Bu örneği inceleyerek çocuğunuzun gelecekte sahip olacağı yetenek ve becerileri size söylüyoruz.

Bu inanılmaz. Yani hangi mesleği yapabileceğinden mi bahsediyoruz?

Bu sorunuzun yanıtı da evet.  Çocukların hayatlarında sadece bir kez yapılacak Genetik Yetenek Testi sayesinde, genetik potansiyelleri bakımından yatkınlıkları olan meslek gruplarını belirleme şansına sahibiz.  Bu sayede de çocukların hayatlarının ileri zamanlarında en mutlu, huzurlu ve başarılı olacakları meslek gruplarını çok erken evrede belirleyebiliyoruz.

Günümüz sorunlarından biri obezite. Buna yönelik gen çözümü var mı?

Olmaz mı, onu da yaptık. Genetik yapımıza uygun beslenme ve egzersiz programı izlemek artık bir bilimkurgu hikayesi değil. 38 genin incelenmesine dayanan DSG Testi sayesinde genetik yapımızla ilgili önemli veriler elde ediyoruz. Bu verilere göre tasarlanacak beslenme ve egzersiz programlarını takip ederek genetik yapınıza uygun beslenmek artık çok kolay.

Yani ne yersek kilo almalıyız ne yersek bize yaramaz gibi bir tablo mu ortaya çıkıyor?

Bu testle size biz aslında yol haritasını veriyoruz.  Kişinin yağ, karbonhidrat, vitamin ve antioksidan metabolizmasında, açlık-doygunluk hissini yöneten sistemlerde, vücudunuzun hangi egzersizlerde en etkili çalıştığını, egzersiz sonrası ortaya çıkan zararlı oksijen radikallerinin ortadan kaldırılmasında yardımcı olacak besinlerin belirlenmesini sağlıyoruz. Vücudumuzun spor yaralanmalarına yatkınlığını da ortaya koyuyoruz.

Tüm bunları neden yapıyorsunuz?

Ben bu işe bir tüccar olarak girmedim, sadece işini düzgün ve güzel bir şekilde yapmaya çalışan bir biliminsanı olmaya çalışıyorum. Amacım genetiğin sunduğu bu güzel imkanların toplumumuza kazandırmak. Bizler bu testlerin satıcısı değiliz. İzmir'deki Genetik Koçluk merkezinde dileyen herkese genetik testlerle ilgili bilgiler veriyoruz.

 

Türkiye genetik alanında durum nedir?

Hiç de geride değiliz. Çok değerli çalışmalar mevcut. Bunlar birçok saygın bilimsel dergilerde sıklıkla yayınlanıyor. Aynı zamanda bilimsel çalışma odaklı birçok merkez kuruluyor bunlardan bir tanesi de İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi. Teknoloji geliştirme bölgelerini de unutmamak gerekir. Burada bulunan birçok bilimsel Ar-Ge şirketi TÜBİTAK, KOSGEB gibi kuruluşlar tarafından sağlanan kaynaklarla çok güzel çalışmalara imza atılıyor.

Yurtdışında daha çok imkan varken neden Türkiye’ye döndünüz?

Türkiye bir çok olanak sunuyor. TÜBİTAK’ın sağladığı kaynaklar mevcut. Ama şunu unutmamak gerekir. Atatürk, Cumhuriyetin ilk yıllarında yurt dışına okumaya gönderdiği öğrencilere ilettiği telgrafta "Sizleri (yurt dışında okumaya) birer kıvılcım olarak yolluyorum, alevler olarak geri dönmelisiniz" diyor. Biz kıvılcım olarak gittik ve hedefimiz alev olarak dönmekti.  Ülkeme bu borcu hep hissettim ve bu borcumu elimden geldiğince biraz da olsa ödemek için geldim.

http://www.izmirgenetik.com

http://www.yeniasir.com.tr/ozel/2016/09/21/anne-adaylari-artik-amniyosenteze-mahkum-degil

 

 

Yorum Yazın