NİOSORDABURDASURDA

Şövalyelerin şehri sizi bekliyor

08.08.2017 23:11:45
post9

 

 

İlk karşılaşmamız on yıl öncesine dayanıyor. Feribottan, limana yaklaşırken karşılaştığım manzara hayal ettiğimden de büyüleyiciydi. Yunanistan’ın İzmir Başkonsolosu Argyro Papoulia’nun “Nihan’cım Rodos’a gitmeye ne dersin?” davetiyle yeniden  ‘Şövalyeler Adası’ yani Rodos'ta buldum kendimi. Adaya ayak basmadan önces sevgili Papoulia’nun sözleri hala kulaklarımdaydı. Kendisi tam bir Egeli. Ananesi Alaçatı, dedesi Ayvalıklı olan Papoulia, iki ülkenin turizm hareketi için gecesini gündüzüne katmış bir isim. 15 Temmuz’dan bahsederken en az bizim kadar üzgün. O hain darbe girişiminde iki gün boyunca hiç uyumamış.  Söyledikleri çok önemli. Türkiye'de misafir olan kendi ülkesinin vatandaşlarına söyledikleri,Türkiye'ye duyduğu güvenin de göstergesi. O günü “İzmir’de yaşayan Yunanlı ailelere İzmir’den ayrılmamalarını ve herşeyin yoluna gireceğini söyledim ve öyle oldu. Özellikle Yunanlı öğrencilerin aileleri korkuyla bizi aradılar. Hepsini sakinleştirerek, Türkiye’nin ve bölgenin çok güvenli olduğunu söyledim ve söylemeye devam edeceğim” diye anlatıyor. Başta dediğim gibi bizden ve içten. Tek derdi, iki ülkenin barış içinde kaynaşması. 

 

Rodos’un gizli cennetleri

Gitmiştim gitmesine ancak bu kez farklı bir Rodos vardı karşımda. Marmaris’ten bindiğimiz feribot limana yaklaşırken yine beni alıyor bir heyecan. İşte yine o büyüleyici manzara. Adayı boydan boya çevrelemiş surlar tüm ihtişamıyla ‘hoş geldin’ diyor misafirlerine. Yunanistan’ın İzmir Başkonsolosluğu ve Rodos Turizm ve Tanıtma Vakfı işbirliğinde hazırlanan rotayla çıktık yola. Şimdi bütün bildiklerinizi unutun. Çünkü dört yanı denizle çevrili Rodos'un , kesinlikle içinde başka başka adacıklar, yani cevherler gizli. 

 

 

 

 

 

 

 

Tarihte her dönem en kudretli hükümdarların alınacaklar listesinde birinci sırada yer almış bir yerden bahsediyorum. Haksızda sayılmazlar. Ama en popüler isim St John Şövalyeleri. Bugün UNESCO Dünya Miras Listesi’nde de yer alan, yüksek surlarla çevrili ‘Old Town’ yani Eski Şehir onların hediyesi. Kanuni Sultan Süleyman’ın şövalyeleri devirmesiyle 400 yıl Osmanlıda kalan Ada tam bir mozaik aslında. Bu kadar tarihi bilgi yeterli sanırım. 

 

 

 

Biz klasik ada turu yerine keşfedilmemiş güzelliklere doğru yol alıyoruz. “Aman Allah'ım  ne kadar büyükmüş burası?” demekten kendimi alamıyorum. İlk istikamet , Filerimos Arkeoloji Alanı.  Burası aslında Rodos’un üç antik kentinden biri. Tarihi M.Ö. 3000 bin yılına dayanıyor. İlk zamanlardan beri stratejik bir nokta olan ve ibadethanelerin de inşa edildiği tepenin muhteşem bir manzarası var. Rodos'u kuşbakışı göreceğiniz nokta kesinlikle burası. 

Vadiye doğru yol alırken, bir hediyelik eşya dükkanı sandığımız yerde mola veriyoruz. Bu kısımı özellikle anlatıyorum, Çünkü Rodos turumuza damgasını vurdu.  

 

 

Güzel insan Stavros Kallas ile tanışıyoruz. 

İşyerinin sahibi Stavros Kallas'ın, bize incirli yoğurt ikram etmesini incelikle karşılıyoruz. Bizler gibi misafirperver davranıyor. Ama işin aslının öyle olmadığını anlıyoruz. Ne oldu derseniz? Bu güzel insan turumuzda adeta kendini bize adadı. Yani misafirperverlikten öte, içten, samimi, dost, hep yanımızda...

Oysa bizim yaptığımız tek şey,  dükkanına girip bakmaktı. Daha birşey demeden, eli kolu dolu bize Rodos'u  anlattı.  Bir bakıyoruz antik kentte bizimle (biz güneşin alnında  gezerken hemen yanımızda bitiyor), akşama kadar çalışmış haşat olmuş ama o bu kez  otelimize geliyor ‘bir ihtiyacınız var mı’ diye soruyor. Eski Şehir’de rehberlik etmekle kalmıyor, kameraman arkadaşımızın tüm çekiminde tripotu taşıyor. Tarihi şehirde dik bir yokuş tırmanıyoruz şartlar çetin ama Stavros hep yanımızda. Sadece bizim mutlu olmamızı istiyor. Bir bakıyoruz şehir merkezinde elinde kurabiyelerle ortaya çıkıyor . Sabah bizden önce uyanmış, yollara atmış kendini. Tek derdi 'aman biz mutlu olalım'. Yüzü nasıl güzel gülüyor, hani deriz ya kalbinin güzelliği yüzüne vurmuş. Dünyada ne iyi insanlar var. Teşekkürler Rodos’lu Stavros, teşekkürler arkadaşım. 

 

 

 

Bu arada hediyelik eşya dükkanı sandığımız yer aslında adanın Natural Rodos adıyla bildiği önemli bir marka. Ürünler efsane, katkı falan olması mümkün değil, lezzetinden şıp diye anlıyorsunuz. Zeytin var, zeytinyağı, sabun ne ararsanız mevcut. Yoğurt konusuna hiç girmeyeceğim ben böyle birşey yemedim.Giderseniz Ada'ya bulun Stavros'u, neler yapabileceğini kendi gözlerinizle görün. Adresi de verelim hemen; Ano Kalamonas, 85106 Rhodes, Greece ya da @natura_rodos adresinden de ulaşabilirsiniz. Gidin üzüm reçelli bir bal yiyin, Stavros'la tanışın, içiniz ısınsın.

 

Photo: instagram/safakince

http://naturarodos.gr/

http://www.yeniasir.com.tr/ozel/2017/08/05/sovalyelerin-sehri-sizi-bekliyor

Yorum Yazın