HİKAYEM VAR

Yaşasın ANNE oluyorum

20.08.2016 14:10:26
post9

Annen star bebeğim

WUHUUUUUU

Aslında bebeğe hazırlanırken hemen yazıp paylaşanlara hep tepkiliydim. Ama ne demişler; büyük lokma ye büyük laf etme. Geleneği bozmak istemedim. İzmir’in sıradışı insanlarını sizlerle tanıştırırken içinde bulunduğum duyguları paylaşmak benim için de kaçınılmaz oldu. Hisseli harikalar kumpanyası gibi.

Bu, anne adaylarının içinde bulunduğu ruh halinin özetleyen bir cümle. Neden mi bunu söylüyorum çünkü ben de böyle hissediyorum. Bizim meslekte anne adaylarının yaşadıklarını kaleme alması genelde alışıldık bir durumdur. Aslında bebeğe hazırlanırken hemen yazıp paylaşanlara hep tepkiliydim. Ama ne demişler; büyük lokma ye büyük laf etme.

Geleneği bozmak istemedim. İzmir'in sıradışı insanlarını sizlerle tanıştırırken içinde bulunduğum duyguları paylaşmak istedim. Çünkü anne ve baba olmanın heyacanıyla unutulan o kadar çok şey oluyor ki... Anne ve baba adaylarına bunları bir kez daha hatırlatmakta fayda var. Tabii bunlara geçmeden önce o mutlu haberi nasıl aldığımızı anlatmak gerek. İlk duyduğumuzda şoke olduk. Çünkü bir gün öncesinde eşim, ay gökyüzünde süzülürken bir kağıda "bebek" dilediğini yazmıştı. Ertesi gün baba olacağını öğrendi.

Sonra supersonik mutluluk halleri.

Göz açıp kapayıncaya kadar 29. haftadayız.

Tabii bir de bana sor. 3 milimetreden 25 santimetreye. Yüce Rabbim sen çok büyüksün.

Bebeğimizin ilk kalp atışları efsane. Benim içimde bir minnoşko. Yüzde tebessüm, kafa bir dünya bulut. Gözlerinin içinden sevinç fışkıran babamız Şafak.

İkinci şoku cinsiyeti öğrenirken yaşadık. Ne yalan söyleyeyim hep kız hissettim. Anneler bilirmiş ben bilemedim. Cinsiyeti ilk öğreneceğimiz gün bizim minnoş döndü arkasını, göstermedi kendini. Çikolata yemeler, müzik dinletmeler yok, damarı tuttu. İkinci gidişimizde heyecan nirvanadaydı ve bu kez doktorcum emin olarak "yüzde yüz erkek" dedi.

KENDİ BİLDİĞİNİZİ YAPIN

Yoğun iş temposunda bir anne adayı olarak bu süreç beni hiç korkutmadı.

Bebeğim, annesini anladı, kanguru misali benimle her yere geldi. Ben de mükafat olarak bol bol dinlenme saatleri ve çikolata seanslarıyla gönlünü aldım. Yani diyeceğim o ki çalışan anneler korkmayın.

O süreçlerde her kafadan bir ses çıkıyor ama dış sesleri kendinize göre dinleyin. "Dışarı çıkma, şunu yapma" sözlerini çok duyuyorsunuz.

Tamam herkes iyi niyetli ama çok laf dinlerseniz evham katsayınız artıyor ve işte o zaman bebişko daha huzursuz oluyor.

O yüzden bir ben bir de oğlum diyerek ne isterseniz yapın.

 

AH ŞU AŞERMELER

İlk aylara dönersek canım deli gibi erik çekti ama sevgili babamız bizi duymuyor. "Alırız, buluruz" durumu var.

Tabii bu tavıra yanıt da net. Olayın ciddiyetine varınca gecenin bir yarısı sokaklarda erik aramışlığı var. Neyse ki bulduk.

Gözle görülmesi zor üç tane eriğe 50 lira vererek nefsimizi körelttik. Ama "Ye ekşiyi doğur Ayşe"yi efsanesi bende tutmadı.

Oğlumun fresh zevkleri olduğunu sonradan anladık.

7. aya geldiğimiz bugünlerde en muhteşem mucize karnınızın içinde sürekli size kendini hatırlatan velet. Ordan bir sinyal çaktı mı dünya işte o anda duruyor. En sevdiği saatler sabah kahvaltısı ve akşam yemeği sonrası.

Karnımız tok ise o zaman dans zamanı aşkitolar.

DOKTORUM EFSANE

Anne adaylarının en dikkat ettiği konu, elbette doktorları. Güvenmeniz şart, sürecin gayet rayında devam ettiğini hatırlatan birileri olmazsa olmaz. Dr. Levent Erkan'dan çok memnunuz, İzmir'de yaşıyorsanız kapısını bir çalın derim. Benim saçma sapan sorularıma "dınk" diye yanıt veriyor, daha ne isterim. Bir de aramızda kalsın sanırım benden daha pimpirik ama çaktırmıyor.

SAĞLIKLI BESLENME DURUMLARI

"Zaten sağlıklı besleniyordum" sözleri biraz hikaye. Sigara yok, içki yok. Bunu zaten herkes biliyor. Bitki çayları, kabuklu deniz ürünleri, dip balıkları, asitli içecekler, hepsi no no no. Peki neler yes? Su, ayran, sabahları bir bardak çay ve vazgeçemiyorsak günde tek kahve. İlk aylarda aramasam da şimdi kahve içiyorum. Haftada iki hatta üç gün balık, et; her gün süt, yoğurt vazgeçilmezlerimiz. Balık yağı ve demir hapımız var. Bunlar tabii ki hep doktor tavsiyesiyle.

NE YASAKSA O LEZZETLİ

İlk aylarda kusma yaşamadık. Aksine iştahlı iştahlı götürdük. Ama siz daha dikkatli olun.

Çaktırmasam da 13 kilodayız. Bu da biraz fazla.

Doktorcum "Bi oturuşta bi karpuz yeme" dedi. Unutmadan tuz da yok. Yasak ya insanın canı hepsini çekiyor. Açıkçası kavun karpuz olmadan eve giremiyorum.

FİLM KARESİ DEĞİL GERÇEK

Bu süreçte en unutamayacağımız an da 15 Temmuz gecesidir. Hamileyim ve darbe girişimi oluyor. Bütün günün sıcağı vurmuş tam sırtımı koltuğa uzanmışım aman yarabbi tanklar köprüde. Önce ben de herkes gibi terör olayı zannetsem de işin rengi ortaya çıkıyor.

Annemin yıllarca 1980'de beni bakıcıdan almak için Konak Meydanı'nda yerlerde yatırıp başlarına silah dayadıklarını anlatan sözleri geliyor aklıma. Masal değilmiş diyorum. Başlıyor kalbim hızlı hızlı atmaya. O telaşta ne yapacağımızı şaşırıp acilde alıyoruz soluğu. Tabii her yer tozduman insanların mücadelesi.

Biz gazeteciyiz hamile de olsak işimizin başında olmak şart. Ben de gelicem desem de Şafak önce beni ikna edip eve bırakıyor ardından soluğu gazetede alıyor. Ancak o da darbe tecrübesine sahip. "Bir daha görüşür müyüz bilinmez" vedasını gözlerimizle yapıyoruz. Oğlum karnımda balkondan babamızı uğurluyoruz. Gözyaşlarımı tutamasam da devletimizin ve insanlarımızın kararlı mücadelesi ışık oluyor, umut veriyor.http://www.yeniasir.com.tr/ozel/2016/08/07/yasasin-anne-oluyorum

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum Yazın